Cunda Adasi http://www.cundaadasi.net/cunda Cennet Mekan Ayvalık Cunda adası Wed, 04 Aug 2010 09:57:35 +0000 http://wordpress.org/?v=2.6.1 en Barlar Sokağı http://www.cundaadasi.net/cunda/barlar-sokagi/ http://www.cundaadasi.net/cunda/barlar-sokagi/#comments Mon, 01 Sep 2008 15:20:02 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=105

Cunda Adasında eğlencenin adresi ; Cunda Adası barlar Sokağı. Son yıllar irili ufaklı pek çok yer açıldı cunda adasında. Eski pazar yeri adeta bir çekim lanı haline geldi. Tavernalar, cafeler, restoranlar… Hareket deniz kenarından ada’nın sokaklarına doğru kaymaya ve bu durumda bazı vatandaşları rahatsız etsede bir çoğu için yeni gelir kapıları oluşturmaya başladı.

İyi yada kötü olduğu tartışılır ancak Ada hızla gelişmekte…

Değerlendirebileceğiniz bazı seçenekler şunlar;

Fofo Engin’in Yeri;

Adanın en çok tercih edilen, sokak arasında 6,7 masadan ibaret olan mekan sıcaklığı ile sizleri büyülüyor. Fasıl eşliğinde içkinizi yudumlayarak cundayı biraz daha tanıyorsunuz, daha bir cundalı gibi hissediyorsunuz.

Moshos Taverna;

Moshos da nedemek diyenlerdenseniz, açıklayalım; Moshos, mis kokulu manasına gelir. Ada’nın rumlardan kalma ismi olan Moshonisia, yani mis kokulu ada’nın kısaltması. Taverna ise rum kültürünün olmazsa olmazlarından. Bu tarihi adada hem bu kültürü daha yakından tanıma fırsatı elde edecek hem de karşı kıyıdan esintilerle birlikte eğleneceksiniz.

Du Bakalım;

Club müziğini sevenlere, Du bakalım ada’nın yeni mekanlarından.

Haydi Abbas Fasıl Evi;

Haydi abbas vakit tamamdır diyenlerdenseniz sizi cunda’da fasıla davet ediyoruz.

Söylediğimiz gibi cunda’da herkeze uygun birşeyler var. İyi eğlenceler.

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/barlar-sokagi/feed/
Cunda Otel Deniz http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-otel-deniz/ http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-otel-deniz/#comments Mon, 01 Sep 2008 13:43:24 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=73

Ayvalık Cunda adasında bir çok otel bulunmakta ancak bunların arasında size özel bir mekanı tanıtmak istedik, 1923 yılındaki mübadele ile adaya yerleşen Salim EZER’in kurucusu olduğu 1966 yılından beri ada’nın ev sahipliğini yapan denize bir adım uzaklıktaki bu yer , Deniz Otel.

Belki hatırlayanlarınız olabilir adada pek çok sinema filmi çekilmiştir siyah beyaz dönemlerden günümüze, Adile Naşit’ten Orhan Gencabay’a, Kadir İnanırdan Gülşen Bubikoğluna, beyaz perdenin ünlü yıldızlarının yer aldığı. Ada’nın ilk oteli olma özelliğini taşıyan bu otel tüm bu ünlü kişilere ev sahipliği yapmıştır. Bir aile işletmesi olan Deniz otel, Günümüzde tamamen yenilenmiş butik standarttaki odaları ve hatıralı ile birlikte, Ada’nın kalbine 200metre mesafede hizmet veriyor.

Tavsiyemiz eğer cundaya gelirseniz Otelin iskelesinin üzerinde bir akşam yemeği yemeniz.

Gökyüzünde mehtap yanı başınızda deniz, tadına doyamayacaksınız.

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-otel-deniz/feed/
Tarih’e tanıklık yapan Despot Evi, Cunda Adası http://www.cundaadasi.net/cunda/tarihe-taniklik-yapan-despot-evi-cunda-adasi/ http://www.cundaadasi.net/cunda/tarihe-taniklik-yapan-despot-evi-cunda-adasi/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:29:11 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=8
Cunda adasının en görkemli binalarından biri kuşkusuz Despot Evi. Kaderine terkedilmiş yıkılması için beklenen adadaki bir çok yapıdan sadece birisi. 20 yıl öncesine kadar içerinde çocukların barındığı , Osmanlıya hükümet binası olarak hizmet vermiş, muhteşem bir yapı.

Yunanistan’ın devlet olduğu gün toplanan bağışlar ile yaptırılan bu görkemli yapı geçmişden günümüze tarihe tanıklık etmiştir. Binayı yaptıran despot 1877 yılında binaya yapılan bir baskın da hayatını kaybetti ve bu görkemli yapının ancak 15 yıl keyfini sürebildi.Daha Sonra Osmanlı devleti binayı satın alarak Hükümet binası olarak kullanmaya başladı.Yıllar sonra mübadele ile birlikte bina öksüz yurdu olarak kullanılmaya başlandı ancak okulun taşınması ile bina kaderine terk edildi, şu an yıkılmak üzere.

Cunda adası yıl 2008

cunda adası
korumak yada kapatmak?

]]> http://www.cundaadasi.net/cunda/tarihe-taniklik-yapan-despot-evi-cunda-adasi/feed/ Cunda Adası balık lokantaları, Sahil yolu http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-adasi-balik-lokantalari-sahil-yolu/ http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-adasi-balik-lokantalari-sahil-yolu/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:28:03 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=7 Cunda adası’nın Kalbi, balıkçıların geçim kaynağı diyebiliriz burası için. Ard arda dizilmiş balık lokantaları’nın mutfaklarından gelen hoş kokular ile karşılar sizi burada. Adeta bir yarış içerisin deymişçesine davet ederler birbirleri ardına restaurantlar sizleri, kimisi fiyatları, kimisi tatlı dili, kimisi isi şan’ı söhreti ile.  Büyük bir yarış içerisine girer restaurantlar sabah erken saatte gelen balıkçılar ile birlikte; en iyi balıkları alabilmek için… Menüleri olabildiğince zengindir hatta başka hiçbir yeerde tadamayacağınız lezzetleri sunarlar sizlere. Eğer Ayvalık’a, Cunda adası’na ilk defa geliyorsanız korkutmasın sizi kalabalık, sahilde yer bulamayabilirsiniz zaman zaman; hele günlerden cumartesi ise 7’sinden 70′ine atar herkes kendini cunda sahiline. Kiminin elinde dondurması, kiminin önünde rakısı muabbetler edilir, yemekler yenir, kahkalar yükselir geceye… Cunda Adasındaki restaurantların ayrıntılı tanıtımı ve bölgenin resimlerini görmek için yazı’nın devamına göz atabilirsiniz.

Bazıları kalabalık arar bazıları ise ...

Bazıları kalabalık arar bazıları ise sakinlik, Cunda deniz otel iskelesi tam anlamıyla sakin bir akşam yemeğini arzu edenlere. Yanıbaşınızda deniz gökyüzünde mehtap ve sofranızda birbirinden leziz yiyecekler.

Sessizliğin keyfini çıkarın, Cunda Adası, Ayvalık

Cunda, Ayvalık haritası.

Bu cennet adada nerede kalacağım derseniz eğer; Cunda adası otelleri burada.

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/cunda-adasi-balik-lokantalari-sahil-yolu/feed/
Agia Triyada Kilisesi http://www.cundaadasi.net/cunda/agia-triyada-kilisesi/ http://www.cundaadasi.net/cunda/agia-triyada-kilisesi/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:25:39 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=6 Agia Triyada kilisesi inşa edilen ilk klise olma özelliğini taşımaktadır, klisenin yapımında tamamen yöresel ve doğal taşalar kullanılmıştır. Ne yazık ki bu tarihi yapı yıpkı bir çok benzeri gibi zamanla terk edilerek yıkılmaya yüz tutmuştur.

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/agia-triyada-kilisesi/feed/
Aşıklar Tepesi, Değirmen, Necdet H.Kent Kütüphanesi http://www.cundaadasi.net/cunda/asiklar-tepesi-degirmen-necdet-hkent-kutuphanesi/ http://www.cundaadasi.net/cunda/asiklar-tepesi-degirmen-necdet-hkent-kutuphanesi/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:24:03 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=5 Bu eski rum yapısı 2007 yılında sayın Rahmi Koç tarafından yeniden restore edilerek halkın hizmetine kütüphane olarak açılmıştır. Bünyesinde Necdet H.nin kitap kolleksiyonunu bulundurur.Aşıklar Tepesi Cunda adası’nın sembol mekanlarından birisidir.

Romantizm, Eşssiz Manzara ile birleşince kelimeler dile gelir burada.Bu yüzdendir ki “Aşıklar Tepesi” olarak bilinir halk dilinde.2000 yılların başında bir harabeyi arından görüntüsü, restorasyonla birlikte eşsiz bir sanat eserine dönüşmüştür.

Şu sıralar Coca Cola Yönetim kurulu başkanlığına getirilen Sayın Muhtar KENT’in babasının ismi verilen kitaplıklıkta Eski büyükelçi KENT’in kitapları bulunmakta. Yine kütüphane’nin olduğu bölümde birde kafeterya bulunmakta, arzu edenler burada güneş batımında Cunda adası’nı izlerken sıcak bir bardak çay yudumlayabilirler.

Aşağıda Bü kütüphane için yazılmış güzel bir gezi yazısı bulunmakta okumak isteyenler için;

Cunda - Ayvalık Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Sabah sabah cama vuran yağmurun sesini duyunca, gene ağlamış suratlı bir cumartesi yaşayacağımı anladım. Yağmur giderek hızlanıyordu. Camdaki ses, açsana be açsana be dercesine buyurganlaştı, çat çat cama vururken. Pencerenin kolunun iyice kapalı olduğundan emin olmak için, perdeyi aralayıp kolu yokladım. Korkacak birşey yoktu.

Bir süre camın önünde oyalandım. Sellerin sürüklediği kırmızı toprağın akışını seyrettim. Yer yer gölcükler oluşmuştu. Hercai adını taktığım, kuyruğu ve kafası tekir, vücudu beyaz kedi karşı bahçenin duvarında hızla koşup, bizim bahçedeki sarmaşığa tırmandı. Balkona atladı. Yağmurdan kurtulunca, kafası gözü birbirine karışarak iyicebir silkindi.

Yatağa dönüp biraz daha kestirmeyi düşündüm. Gün ışığını ve sokak lambasının gözümü rahatsız eden aşırı parlaklığını kesmek için astığım siyah perdenin bir kanadını çektim. Diğerini de çekmek için elimi uzattım ama çekmeden bıraktım. Yağmurun çatırtısına bir de araba motorunun homurtusu katılmıştı. Merak edip mutfağa geçtim, erken erken neler olduğunu anlamak için pencereden bakmaya.

Tam pencerenin altına şehirlerarası bir yolcu otobüsü parkediyordu. Motor sonunda sustu. Kalabalık bir grup ıssız sokağa boşaldı. Birden yazı anımsatan bir canlılık oldu. Kızlı erkekli bir grup genç deniz tarafına doğru akmaya başladı.

Sulara basa basa yürüyorlardı, üniversite öğrencisi havasındaki gençler. Yağmura aldırmadıkları belliydi. Bol pantalonlu, kırmızı saçlı bir kız sigarasını tüttüre tüttüre indi aşağıya. Bazılarının ellerinde müzik aletleri vardı sanırım. Kılıflarından öyle anladım. Acaba Cunda‘daki müzik akademisinden mi geliyorlar bunlar, diye geçti aklımdan. Badavut’ta deniz tarafındaki iki büyük otelin günübirlik geziler düzenlediklerini işitmiştim.

Onlar buraya gelirlerse ben de Ali Bey’e giderim, dedim yüksek sesle, aniden içimde kabaran bir coşkuyla. Taşkahve’de çay içer, karışık bir Ayvalık tostu yerim. Bir iki yudum da oranın ünlü tombul kedilerine atarım, dedim. Şeker pembesi şemsiyemi kaptığım gibi aç aç fırladım evden. Hedef Ali Bey yani Cunda Adası.

Ada’ya varıncaya kadar yağmur dindi. Puslu bir güneş açtı. Ben evde planladığım gibi yaptım ama kediler lolantaların balık artıklarını yemişlerdi herhalde, tost parçalarını koklayıp bıraktılar. Garson topladı yerden. Yemez bunlar, vermeyin, dedi bana. Karınları doyunca kedilerin ne kibirli olduklarını sanki ben bilmiyorum.

Oturduğum tahta iskamlenin ayaklarına sürtünen sarı kediye fazla yüz vermedim. Garsona bir de adaçayı söyledim. Ön masada genç bir çift okey oynuyordu. Küçük kızları oyun taşlarını çat çat birbirine çarptırıp, kıkır kıkır gülüyordu çıkan sese. Sonra mızmızlanmaya başladı, gidelim diye tutturdu. Kalktılar.

Ben de kalktım. Mevlâna Caddesine doğru yürüdüm. Yıkıntı halindeki eski yetiştirme yurdu binasının yanından tırmanıp, Arnavut kaldırımlı ara sokaklara sardırdım. Kimi iyi durumda, kimi yıkık dökük taş evlerin, eski kiliselerin, mahalle arası bakkalların önünden, arkasından, sağından, solundan dolana dolana tepedeki değirmenin oraya çıktım. Rahmi Koç’un restore ettirdiği Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı‘nın oraya; daha şık bir deyişle Kent Kitaplığı’na.

Ağustos 2007′de açılışı yapılan rüzgar değirmeni çok yakışmış Cunda’ya. Manzaraya hakim konumuyla Şeytan Sofrası’na çıkmış gibi oluyor insan burada. Kapıdaki Sivas Kangalından önce çekindim ama bana kuyruk salladı. Yüz vermedim, belki astarını ister, patilerini üstüme başıma sürer, dedim.

Kış tarifesiyle yalnızca Cuma-Cumartesi günleri açıkmış kitaplık. Görevli de Ayvalık Halk Kütüphanesi’nden tanıdığım bir memur hanım. Tanıdık olduğu halde iltimas geçip bana kitap vermedi, götürüp evde okumak için. Kural böyleymiş. Koçlar’ın aile dostu büyükelçi Necdet Kent’in özel kitaplığını oğlu Muhtar Kent bağışlamış. Bunlar tam da değirmenimden kitaplar, dedim memur arkadaşa; Alphonse Daudet’nin Değirmenimden Mektuplar’ına nazire olarak. Kitaplıkta, ölmeden okunması gereken ilk yüz kitaba giren kitaplar var. İki ciltlik Don Quihote tercümesine göz öldürdüm ama ancak hocam Jale Parla’nın giriş yazısını okuyabildim. Daha neler neler, ne kitaplar var bazı yayınevlerinin bağış olarak gönderdiği kitaplar arasında. Ziyaretçi defterine yazı yazıp, kitapların dışarı verilmesi isteğimi arz ettim Rahmi Koç’a; sonra dışarıdaki masalardan birinde oturup manzarayı seyredeyim dedim ama soğuk geldi iskemleler, hemen içeri kaçtım.

Eski bir denizci usturlabından yapılma bir masa lambasının ışığında birkaç kitap karıştırdım. Üç sayfa birinden, beş sayfa öbüründen okudum. Kitaplığı ziyarete gelen iki hanım, duvara sonradan monte edilen dinî fresklerin üstündeki haç şeklini beğenmediler. Daha şık bir çizim için önerilerini ziyaretçi defterine yazmalarını tavsiye ettim ben de, her zamanki ukalâlığımla. Yalnız kalınca arkadaşla karşılıklı çay içtik. Cunda’ya yerleşen ünlülerden konuştuk. Feyza Hepçilingirler Ayvalıklı’ymış biliyor musun, dedim malûmatfuruş bir havayla. Pınar Kür de yazları gelirmiş. Rahmi Bey’in de böyle bir ünlü listesi istediğini öğrendim o arada. Sonra gelirken bakkaldan aldığım fıstıklı çikolatayı paylaştık aramızda.

Mesai bitiminde birlikte çıktık. Ben, yolum uzun, sıkışırım diye önce tuvalete uğradım. İyi malzeme kullanılmış, çok güzel, tertemiz bir tuvalet. Yerlerde heykeller var, duvarlarda resimler asılı. Tam tuvaletin yanındaki çıkıntılı duvara, insanı seyreder gibi duran kısa pantalonlu bir oğlan çocuğu fotoğrafı konmuş. Çok tuhafıma gitti ama belli ki çok muzip bir zat bu Rahmi Koç Beyefendi. Kendi çocukluk fotoğrafını çerçeveletip hanımlar tuvaletinin en can alıcı yerine yerleştirtecek kadar şakacı.

Eski kiliseler ve yetiştirme yurdu gibi birkaç restorasyon daha yaptırırsa Rahmi Bey Adası olarak bir kez daha değişebilir Cunda’nın adı. Zaten ben Ali Bey Adası adına bir türlü alışamadım, belki Rahmi Bey’e dilim döner…

Ayten Suvak

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/asiklar-tepesi-degirmen-necdet-hkent-kutuphanesi/feed/
Taksiyarhis Klisesi http://www.cundaadasi.net/cunda/taksiyarhis-klisesi/ http://www.cundaadasi.net/cunda/taksiyarhis-klisesi/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:22:02 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=4 Adanın en görkemli yapısı olma özelliğini taşıyan klise adeta yıllara meydan okumaktadır. Yapım tarihi 1873 olan metropol klisesi içinde balık derisi üzerine işlenmiş Yunus Peygamber’in, Azrail, Cebrail meleklerinin ikonları bulunmaktadır. Klise yıllar yılı trustlerin uğrak noktası olmuş ve adanın karşısından gelen misafirlerini de belli dönemlerde ağırlamaya devam etmiştir. Ancak, yıllar yılı sahipsiz bırakılan yapı define arayan kişilerce talan edilmiştir…

Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olmasına karşın Taksiyarhis Kilisesi ada’nın en çok ziyaret edilen noktasıdır. Ada’nın merkezinde konumlanmış bu görkemli yapı sizi tarihin içinde unutamayacağınız bir yolculuğa çıkaracak.

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/taksiyarhis-klisesi/feed/
Taş Kahve http://www.cundaadasi.net/cunda/tas-kahve/ http://www.cundaadasi.net/cunda/tas-kahve/#comments Sun, 02 Sep 2007 15:21:41 +0000 admin http://www.cundaadasi.net/cunda/?p=3

Ayvalık Cunda adası’nın sembol mekanlarından biri olan taş kahve hem yaz hemde kış aylarında ağırlar misafirlerini neoklasik mimari yapısı ve inşasında kullanılan taş ustalığı görülmeye değer özelliktedir.Burası adeta ada halkının buluşma noktasıdır. Taş kahve de yapılan kahvaltıların tadına doyum olmaz binanın atmosferi daha adımınızı atar atmaz yakalar sizi yüksek tavanı duvarlarındaki aynalar mğdavim müşterileri değişmeyenleridir taş kahvenin yıllar yılı.Akşam olunca ada halkı burada buluşur birbiri ile çaylar içilir muhabbetler edilir,adanın yaşayan , tarihe tanık olan mekanıdır taş kahve . Canınız sevdiklerinizle okey vb. oyun oynamak isterse…

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/tas-kahve/feed/
Muhteşem Manzara http://www.cundaadasi.net/cunda/merhaba-dunya/ http://www.cundaadasi.net/cunda/merhaba-dunya/#comments Sun, 02 Sep 2007 14:16:16 +0000 admin Bakın uzaklara alabildiğince gözleriniz. Karşınızda masmavi deniz, yanıbaşınızda eski rum evleri,yemyeşil ağaçlar selamlarken sizi… Mutlaka uğramanız gereken bir yer Fahris’in Tepesi…

]]>
http://www.cundaadasi.net/cunda/merhaba-dunya/feed/